Haberler



Spor Yapmakla İlgili Doğru Bilinen 5 Popüler Yanlış!
February 21, 2024

 

1- Yağlar Kasa Dönüşür.

Herkesin çevresinde en az bir kişi vücut çalışıyordur ya da zorlu kilo verme sürecindedir. Bu kişilerden en sık duyduğumuz cümle ise günde şu kadar çalıştım sonucunda yağlarım kasa dönüştü veya yağlarımı kasa dönüştürmek için "ne yapabilirim?" olur. Aslında böyle bir durum mümkün değildir. Kas ve yağ dokusu tamamen birbirinden farklı dokulardır. Elma ve Armut gibi.. düşünün, elma; armuta dönüşebilir mi? Vücudumuzda böyle bir değişim olması mümkün değildir. Doğrusu ise zorlu kardiyo ve vücut çalışmalarının sonucunda yağlar erir kas kütlesi artar ve giden yağlardan sonra kaslar belirgin hale gelir. Vücudun o kadar yağı kasa dönüştürdüğü düşünsenize korkunç olurdu! :)

2- Spor ve Diyet Yaptığım Halde Kilo Veremiyorum.

Elbet birilerinden duymuşsunuzdur; ne zamandır spor yapıyorum tartıda bir değişiklik yok. Olması gereken bu aslında. Beslenme düzenini değiştirmeden sadece fiziksel hareket yaparak kilo vermeniz oldukça zordur. Kilo kaybının en kısa mantığı vücudun temel harcadığı enerjiden fazlasını almadan yani enerji açığı oluşturarak fiziksel aktivite ile enerji kaybının desteklenmesidir. Kısaca örnekleyecek olursak, kalori açığı yaratmayı para biriktirmeyle örnekleyelim, farzedin ki ailenizden aldığınız her gün 100 TL biriktirmeye başladınız ve hafta sonu 5 gün biriktirdiğiniz 500 TL bir günde 700 TL olarak harcadınız. Gelecek hafta 200 TL ekstra borcunuzu ödemek zorunda kalacaksınız. Yani bu örneği spora uyarlayacaksak, beslenmenizle ve sporunuzla birlikte her gün için fazladan 100 kalori açık yarattığınızı düşünelim ve 5 günün sonudna 500 kalori biriktirip hafta sonu yaptığınız bir kaçamak ile fazladan 700 kalori aldınız tüm haftanızı boşa geçirdiğiniz gibi üstüne birde gelecek haftadan 2 günü sildiniz. Bu başlığı bitirmeden işinize yarayacak bir kritik bilgi vermek isterim, yaklaşık 7000 kalori açık yarattığınız zaman 1 kilo yağdan düşüyorsunuz; bu bilgiyle belki birdaha bu biriktirdiğiniz kalorilerinizi çok kolay harcamak istemeyebilirsiniz :)

3- Protein Tozları Zararlıdır.

Hemen hemen özellikle vücut geliştirme sporuna yeni başlayanların sıklıkla dile getirdiği, "protein tozları zararlıdır!"  hatta daha ileri giderek; "onlar ilaçtır, sen ilaç kullanıyorsun!" dedikleri bu ürünler aslında bilmeden, atıp tutma dediğimiz söylemlerdir. Azıcık bu işin içine girdikleri zaman bu kişilerin bu ürünlerin ana başlıklarının SUPPLEMENT "supply" olduklarını göreceklerdir. Bunun ise ingilizce karşılığının sizlerin bir çoğunuzun anladığını umut ederek; "DESTEK" anlamına geldiği bilinmelidir. Kısaca bu ürünler sporcuların beslenmelerini desteklemek amacı ile özel fabrikalarda protein olarak zengin gıdaların toz haline getirilerek, yoğun tempoda çalışan kişilerin , yemek zamanı kısıtlı olan veya bir çok ağır spor yapan kişilerin beslenmelerini desteklemeri için üretilmektedir. Ayrıca avrupanın bir çok ülkesinde bu tip ürünler market raflarında satılmaya başlandığını söylemek isterim, ülkemizde belkide bu ürünlerin daha çok eczane ortamında satılması ürünlere bu gözle bakılmasını sağlıyor; Kim bilir! Bilmenizde fayda var; Yoğun spor yapan bir kişi alması gereken protein miktarını alamadığı taktirde; kas yakımı dediğimiz olayla karşı karşıya kalır.Yaktığı enerjiyi vücudu sağlayabilmesi için sahip olduğu kaslarını yakar. Eğer bu durumu ortadan kaldırmak ve önlemek isteniyorsa proteinler hayati bir önem taşır. Yani protein tozunun yeteri alınması gerektiği kadar alınmaması bize daha ciddi sağlık sorunları yaratabileceği bilinmelidir.

4- Vücut Geliştirme Sporu Nankördür.

Vücut Geliştirme sporunu disiplinli yapmayanlar veya bir dönem yapıp bırakanlar tarafından nankördür diye bilinir. Tamamen bana göre yanlış bir bakış acısı.  Yoğun kardiyo ve fitness çalışmalarını bıraktığınız süreden 2 hafta sonra gücünüz azalmaya, 4/6 hafta sonra kas kütlenizde gözle görülür kayıplar yaşamaya başlandığı doğrudur. Fakat insanoğlu hep tüketmeye alıştırılmış bir canlıdır. Ne bekliyoruz. "3 senede ulaştığımız bir vücud ölçülerine, bir ömürboyu sahip olmayı  mı?" Hadi yaa. :) Spor; içinde performans gerektiren bir olaydır. Branşına göre ona özel antrenman yaptığınız sürece ona özel performansınız olur dolayısıyla o performans sayesinde var olan ya da zamanla geliştirdiğiniz yetenekleri sergilersiniz. Evet var olan veya zonradan antrenman ederek kazanılan yetenekler bakidir. Sizle mezara kadar gider, fakat yaptığınız spor branşına göre performans = antrernmandır. Performansınızı korumak için antrenman yapma zorunluluğunuz vardır. Futboldan örneklersek 2-3 antrenman kaçıran profesyonel bir futbolcu, maça çıktığında istediği hareketleri uzun süre gerçekleştiremez ve hocası tarafından dışarı alınır. Vücut geliştirmede ise durum önceliği kişilerin ilk görseldir. İlk kaçırdığınız antrenmanlar size kaldırdığınız ağırlıkların azalması ile kendini gösterir. Kısaca performansınız düşer; sonrasında ise sizde var olan kas kütlenizi koruması için o dirençli ağırlıklara ihtiyac duyan kaslarınız daha fazla kendini koruyamaz ve büzüşmeye yani küçülmeye başlar, çünkü o kas kütlesi daha fazla enerjiye ihtiyac duyar vücut küçülerek enerji seviyesini düşürür. Aslında bunu beyin ve vücut kendisini yani sizi korumak üzere yapar. Bu sizi daha uzun hayatta tutmaya yönelik beyinin savunma mekanizması olarak devreye girmesinden dolayı hızlıca gerçekleşir. Ama burada bilinmesi gereken şudur; 3-4 sene yapılan düzenli bir sportif uğraşla birlikte kazanılan temel asla kaybolmaz. Ara verirsiniz güç ve görsellik belli bir süre sonra kaybolur ama temel oradadır. Spora dönüp eski davranışları yaptığınız andan itibaren, bıraktığınız yere tekrardan çok kısa zamanda yeniden ulaşırsınız. İşte burada kas hafızası (muscle memory) o çok duyduğunuz kelime devreye girmiştir. 

Burası benim kişisel görüşümdür. "Spor nankör değildir.! Nankör olan İnsandır.! iyi bir fiziğe sahip olmak hep söylediğim gibi lüks bir araba kiralamaya benzer, kirasını verdiğiniz sürece kullanabilirsiniz. Sporda da durum budur. İyi bir fiziğe sahip olmak, süreklilik gerektiren antrenmanlar ve ona özel dikkatli bir beslenme planı ile sağlanabilir. Bunlara uyabildiğiniz sürece buna sahip olursunuz. Yaptığınız o davranışlar, sahip olduğunuz o iyi fiziğin kirasıdır. Kirasını vermeye bıraktığınız an, tekrardan verinceye kadar sizden alınır.

5- Kadınlar Ağırlık Kaldırırsa Kaslanır.

Kadınların spora yeni başlarken, en çok dile getirdiği; "hocam kaslanmak istemiyorum, bu ağırlıklar beni kaslandıracak."

Unutulmamalı gereken bir şey var. Kadın ve Erkekler farklı özelliklerle yaratılmıştır ve farklı sorumluluk sahaları vardır. Evet, sosyo-kültürel günümüz şartlarında kadın ve erkek eşittir ve eşit insan haklarına sahiptir. Bunun aksi savunulamaz. Fakat bazı önemli farklara sahip olduğumuz gerçeği gözden kaçmadan; bilinmeli ve unutulmamalıdır. Bu farklılıkların en temeli hormonal farklılıklardır. Kadınların bilindiği gibi östrojen, erkekler ise testesteron baskın hormonlarıdır. Kısaca kadınların sahip oldukları testesteron hormonu erkeklere oranla o kadar düşüktür ki, isteseler de erkekler gibi kaslı bir vücudua sahip olmaları mümkün değildir. (mümkün olduğu en ağır kilolara girseler bile) Sıkılaşıp var olan kaslarını ortaya çıkarmaları ile kendilerini kaslı hissetmeleri mümkün olsa bile bu da uzunca bir sürec gerektiren zorlu bir yolculuktur. Profesyonel kadın sporcuların erkeklik hormonu ilaçları kullanarak, kas kütlelerini aşırı artırmaları ile normal bir kadının spor salonuna gidip ağırlık antrenmanları yaparak ilaç alan profesyonel kadınlara benzeyebilecek korkuları birbirinden ayırt edilmesi gereken bir olaydır. Son olarak hatırlatmak isterim ki spor salonuna yüzlerce erkek kas küstlesini doğal yollar ile 1-2 kg artırabilmek için, aylarca hatta yıllarca sayısız antrenman yapmak zorunda olduğudur. İçinizi rahat tutun normal doğal yollar ile sizin haftada 3 kaldıracağınız ağırlıklar, sizi hayal ettiğiniz o yere biraz daha yaklaştıracaktır :) Yalnız, hayal ettiğiniz o yere ulaşmak da hiç kolay olmadığını da söylemek isterim.. 

 

Sevgilerimle,

Meter Mevsimler

WBFF PRO / Master Trainer



Başarının Şifresi Tutku. (özellikle sezoncular için)
February 08, 2024

Genel olarak, vücut geliştirme salonlarına yazılan büyük bir çoğunluğunun hayalidir: Yaz vücudu (plaj vücudu) inşa etmek. 
Yalnız, Yarı profesyonel olarak da olsa spor salonlarına yıl boyu gelmekte olan kişiler tarafından sezonluk (tatilciler) geldi diye karşılanan sayısı azımsanmayacak kadar olan bir katılımcılar grubu olduğunu hemen hemen herkes bilir. Yazımız aslında bu gruba tavsiye vermek adına hazırlandı.
Kurumsal spor salonları (yıllık kayıt ücreti alan spor salonları) işletmelerinin en severek kayıt yaptırdıkları kişilerdir; Sezoncular. Nedenini anlamak zor değil, çünkü mart sonu gibi gelip bir heyecanla yıllık kayıt ücretini ödeyip, kayıt yaptıran bu kişiler; Haziran ortası yaz sezonu gelirkenden salonu bırakıp eski alışkanlıklarına dönerler. Elleri yine boş, hayallerini bir sonraki sezona bırakmak zorunda kalan bu arkadaşlar için bir tavsiyem var.
Tavsiyeme geçmeden, sezoncular lafının nasıl çıktığını anlatmak isterim: spora gönül vermiş kişilerin, salonun şubat sonu mart gibi doluşmasına müteakip müdavimlerin Sezoncular geldi diye kendi aralarında şakalaşmalarını eminim pek çok salonda sizde duymuşsunuzdur :) sadece Mart ve Haziran ayları arasında görünmelerinden dolayı bu gruba salonların müdavimleri tarafından bir sıfat takıldı ve adı gym sektörü içinde sezoncular diye konuşulmalarına neden oldu. 
Gelelim esas konumuza ve bu sezonluk spor salonu sevgisinin nasıl tutkuya dönüştürülebileceğine, tutkunun ise nasıl başarıya sizi taşıyacağına.. 
Öncelikle her zaman söylediğim gibi; Spor bir disiplin gerektirir. Zor ve zahmetli iştir. Kolay olduğunu kimse söyleyemez. Hayallerinizdeki fiziğe ulaşmak için ki genelde bu sizin için plaj vücudu olduğunu var sayarak, sadece spor salonuna gidip antrenman yapmak da yeterli değildir! Hayatınızın tamamını kontrol edip antrenman ve sonrasına dikkat edip bunu süreklilikle aynı disiplinle devam ettirmek gerekir. Motivasyon bu yüzden hayati önem taşımaktadır. Spor salonunda özel eğitimin önemi de burada devreye girer. Hedeflerinize ulaşabilmeniz, hayatınıza sporu ve sonrasını yaşam tarzına dönüştürebilmeniz iyi bir motivasyon ve irade ile sağlanabilir. Bu siz de ortaya çıkana kadar destek alarak bunu sizin yerinize iyi bir eğitmen sağlayabilir. 
Kısaca bu kalıcı davranışları edinene kadar sizi spor salonuna getirecek, alanında uzmanlaşmış, kendini kanıtlamış birine ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu gayet normaldir! Sizi bırakmak istediğiniz yerde devam ettirerek, kırılma noktanızı aşmanıza yardım ederse; Kolay olmayan ve çok zor olan bu işi bir kez alışkanlık haline getirilebilirse.. bu iş işkence olmaktan çıkar bir tutkuya dönüşür ve tutku ile yapılabilen işlerde ise başarısızlık mümkün değildir.
Ayrıca son olarak, Unutmayın ki! Plaj vücudu `Yazın değil! Kışın yapılır.`
Sevgilerimle,
- Meter Mevsimler
 


Spora çocuk yaşta başlamanın önemi.
February 07, 2024

 

Spor, içinde belli kuralları olan, disiplin gerektiren bir olaydır. Eğer spor aktivitesi sırasında kurallara uymadan “keyfi vari” dediğimiz yöntemle icra edilirse, Rekreasyon aktivitesi yapmış olur. Söz konusu kilo vermek, vücut geliştirmek veya hedefi olan bir yere ulaşmak isteniyorsa, aktivite sırasında kurallara uymak şarttır. Rekreasyon döngüsü içinde yapılan aktivite de hedefe varmak çok zor ve güçtür. O yüzden motivasyonu düşük ve isteksiz olan kişilerin alanında uzman bir kişiyle eğitim almaları şart olup hedeflerine ulaşmaları için destek ihtiyacına duyar. Hoca orada aracı rolünü üstlenir! Burada alınan hizmet aslında nasıl spor yapılacağından çok, aktivitenin rekreasyon döngüsünden çıkıp kişiye gerçekten spor yaptırtmak, kişinin motivesini hedefe ulaşana kadar korumasını sağlamak, kısaca kişiyi disipline etmektir. Spor yapmayı hayat tarzı haline getirip, alışkanlıkları arasına almasını sağlamaktır.

Geldik konunun başlığına.. Buraya kadar okuduğunuz basit görünen bu olay aslında sonradan zor öğrenilen ve çocuk yaşta kazanılan davranışlardır. O yüzdendir ki belli yaşı almış çoğu insan spor yapma alışkanlığı kazanması zahmetli ve zor olduğu gibi ne yazık ki; çoğu arkadaş spora tekrar ve tekrar bırakıp başlamak zorunda kalan bir kısır döngü ile devam etmektedir. Buda sizin de bildiğiniz üzere asla hedefe varılamayacak bir yolculuk yapmaya benzer. 

Bu yüzdendir ki aileler olarak; çocuğumuzun her alanda başarılı olmasının altında yatan en büyük unsurun DİSİPLİN olduğunu bilerek, DİSİPLİNİ bireye kazandıranın en güçlüsü çocuk yaşta yapılan spor olduğunun anlaşılması;

Hayatımızın en değerli varlıkları olan çocuklarımızı doğru yönlendirmemizi sağlayacaktır; ` Ağaç yaş iken eğilir` sözünü felsefe edinerek, sporun herhangi bir branşıyla küçük yaşta yavrularımızı tanıştırmak ve sevmelerini sağlamak, yavrularımızın gelecek yaşamlarında yer alacak eğitim, mesleki ve aile hayatlarında büyük bir kazanç elde etmelerine olanak sağlayacaktır; Ayrıca ruhen ve bedenen sağlıklı bir birey olarak yaşamalarına yardımcı olacağından biz ebebevinler olarak, bu bilinçle hareket etmemiz gerekmektedir.

 

Sevgilerlerle,

Meter Mevsimler / Master Trainer

www.metermevsimler.com

 



www.metermevsimler.com - yeniden hizmete girdi.
February 05, 2024

Yeniden hizmete girdi. 

Güncel gelişmeler , haftalık yazılar ve daha bir çok süpriz projenin hayata gireceği ve duyurusunun yapılacağı websitemiz tekrardan yayına girdi.

Spor severleri sevindirecek bir çok yenilikle yakın zamanda karşınızda olacağız.

 

Sevgilerle,

Meter Mevsimler

Master Trainer